Pul portföylerinin değerleri

PTT geçmişte çok nadir olarak, gerçekten önemli bir olayı anmak için pul, zarf, antiye veya benzeri filatelik malzemeleri karton kapak içerisinde portföy diye isimlendirdiğimiz şekilde satışa sunmaktaydı, ancak yakın dönemde portföylerin sayısında bir artış olduğunu görmekteyiz. Posta hizmetlerinin elden çıkarılması arzu edildiği ve şirket haline getirilen PTT idaremizin karlılığının arttırılması düşüncesinin portföy sayısındaki artışta etkili olduğunu düşünüyorum. Ancak pul koleksiyonu yapanların sayısı zaten oldukça az iken bu tip çabaların tam tersi bir sonuca neden olacağı, koleksiyoncuların bir bölümünün koleksiyon yapmayı bırakacağı ve kısa vadede PTT gelirlerinin düşeceği görüşündeyim.

Portföyler ile ilgili koleksiyoncular açısından asıl sorun ise, üç bin ile on bin arasında basılan portföylerin içinde numaralı pul bulunanlarının kısa bir süre sonra PTT elinde kalmadığını görmekteyiz, ancak benzer bir durum içinde numaralı pul olmayan portföyler için söz konusu değil. Bu durumda pul koleksiyonu yapanların sınırlı sayıda ve numaralı basılan bu pullara koleksiyonlarında yer vermek isteyecekleri düşüncesi ile bu pulların toplu olarak satın alındığı şüphesi ortaya çıkmaktadır. Benim düşünceme göre bazı fırsatçıların toplu alımları sonucunda bu tip portföylerin satışa çıkışından kısa bir süre sonra, satışa çıktığı fiyatın dört, beş katına hatta bazen daha yüksek fiyatlar ile el değiştirdiği görülebiliyor. Bu neden ile PTT abonesi olurken portföy abonesi olmayı unutmamak gerekiyor.

Geçmiş dönemlerde de buna benzer olayların pul koleksiyoncularının başına geldiğini biliyoruz, PTT de tükenen pulların hemen arkasından fiyatlarının yükseldiği ancak kısa vadede gerçekleşen böyle durumlarda orta vadede fiyatların tekrar düştüğünü ve yüksek fiyatlardan pul satın alanların zarar ettiği pek çok örnek geçmişimizde bulunmaktadır. Bu nedenle koleksiyoncuların bir süre beklemek yerine panik içinde eksiklerini tamamlamaya çalışmaları halinde kazançlı olan sadece fırsatçılar olacaktır, aradan beş altı yıl geçtikten sonra bu gün yüksek fiyatlardan satılan portföylerin fiyatlarının azaldığı günleri hep birlikte yaşayacağımızı düşünüyorum.

Bir örnek olarak 1996 pul sergisi için hazırlanan pul pörtföyü gösterilebilir, PTT tarafından 5000 adet hazırlanan ve içinde iki adet dantelsiz ve numaralı pul bulunan bu portföyler sergi sırasında 60 dolar karşılığında satılmıştır. İçinde tematik pullarda bulunduğu için portföy yurt dışında da aranılmasına karşılık bugün aradan yirmi yıl geçmesine karşılık, koleksiyoncu sayısının azlığı nedeni ile fiyat artışı yüzde ellinin altında kalmıştır.

İçindeki pul ve zarfların ayrıca tek olarak ta satıldığı portföyler söz konusu olduğunda ise sadece karton bir kapak için koleksiyoncuların fazladan bir ücret ödemeleri anlamsızdır.

Reklamlar

Pulların değerleri ve pulların katalog fiyatları

Pul kataloglarında verilen fiyatların koleksiyoncular tarafından koleksiyonlarına katılmak istenen en iyi durumdaki pullar için olduğunu belirtmeliyim. Pulun bir tek dantelinin eksik olması hatta sıradan seriler söz konusu olduğunda dantelin kısa olması dahi fiyat üzerinde etkilidir. Benzer şekilde pulun renklerinin basıldığı güne yakın mükemmelikte, zamkının yapıldığı gün olduğu gibi olması koleksiyoncular tarafından arzu edilen ve aranılan özellikleridir. Pulun zamkındaki küçük sarı noktalar, parmak izleri, pulun veya zamkının renginde değişmeler, kağıdında herhangi bir neden ile oluşan incelmeler, pulun katlanması veya kırılması, pulun fiyatını düşürecek hatta satılamaz duruma gelmesine neden olabilecektir.

Pul koleksiyonu yapanların aldıkları her pulun en iyi durumda olduğunu kontrol etmesi ve aldıkları pulları en iyi şartlarda korumaları koleksiyonlarının değerini belirleyici olacaktır.

Pul koleksiyonu yapmanın diğer koleksiyonculuk türlerine göre önemli bir farkı pulların fiyatlarının pul kataloglarında belirlenmiş olmasıdır. Bu genel ifadenin her zaman ve her şart altında doğru olmadığını belirtmek gerekiyor, kataloglarda verilen fiyatlar pulların değerleri yanında kataloğu yayınlayanların pul satış piyasasına yön verme niyetlerini de yansıtır dersek yanlış olmayacaktır. Günümüzde katalog yayınlayan tek kuruluş haline gelen İsfila kuruluşu yaptığı aylık müzayedelerde, bazı ürünlerde katalog fiyatına yakın fiyatları açılış fiyatı olarak belirlerken, bazı ürünlere yüzde beş civarında açılış fiyatını yeterli bulmaktadır dersek yeterli olur sanırım. Yurtdışındaki pul müzayedeleri sonuçlanınca satışların hangi fiyatlardan gerçekleştirildiği yayınlanırken, ülkemizde hiçbir müzayede kuruluşunun ne yazık ki müzayedelerinde gerçekleşen satış fiyatları hakkında bilgi vermemesi ise ülkemizdeki bir eksikliktir.

Açıkça söyleyecek olursak, kataloglarda belirlenen bazı fiyatların alıcıyı yanıltıp yüksek fiyat ile satış yapmak amacı ile belirlenmiş olabileceğini, düşük tutulan bazı fiyatların ise koleksiyoncuların elindeki değerli pulların ucuza kapatılabilmesi amacı ile düşük belirlenmiş olabileceğini her zaman aklınızın bir köşesinde bulundurmanız yararınıza olacaktır.

Basit bir deneme amacı ile katalog fiyatının düşük olduğunu düşündüğünüz bir pulu bir pul tüccarından almak istediğinizde verilen fiyatın yol gösterici olabileceğini hatırlatayım.

Antiye koleksiyonculuğu

Antiye koleksiyonu yapmak ülkemizde fazla ilgi görmeyen bir koleksiyonculuk türüdür. Bunun belki en önemli nedeni, antiyenin ne olduğunun tam olarak anlaşılamaması olabilir, basit tarif olarak antiyenin üzerinde aynı pul gibi bir değer veya fiyat yazılı olduğunu söylesem yeterli olur sanırım, bu nedenle antiye yerine, pul resimli posta kartı şeklinde daha kolay anlaşılan ama uzun bir isim kullananlarda var. Yakın dönemlerde PTT daha çok antiye kart çıkarmıştır; bu nedenle olsa gerek posta kartları ile sıkça karıştırılıyor, bu karıştıranlar arasında PTT görevlileri dahi var.

Antiye olmayan normal posta kartı

Pul yapıştırılarak kullanılması gereken PTT formüler posta kartı
Pul yapıştırılarak kullanılması gereken PTT formüler posta kartı ANTİYE DEĞİL!!!

Antiye posta kartı

Pul yapıştırmaya gerek olmayan 3 kuruş değerinde antiye kart
Pul yapıştırmaya gerek olmayan 3 kuruş değer yazılı antiye kart

Her ne kadar yakın dönemlerde daha çok kart antiye çıkarılıyor olsa dahi sayıca az olsa bile antiye zarflarda basılmıştır. Osmanlı döneminde ise gazete ve dergiler için çıkarılmış antiye bantlarıda bulunuyor.

ata

Antiyenin özelliği çıkarıldığı dönemde, çıkarıldığı amaç ile kullanıldığı zaman ek pul yapıştırmaya ihtiyaç gerektirmemesi, olduğu gibi kullanılabilmesidir; bu nedenle hem kart hem pul almaktan daha ekonomik oluşu nedeni ile yazışmalar için oldukça popüler olduğu dönemler vardır. Günümüzde ise yazışmaların elektronik ortama kayması nedeni ile sadece pul sergilerini anmak için çıkmaktadır.

Yakın dönemde basılan kataloglar antiyeler içinde fiyat vermeye başlamıştır, ancak katalog değerlerine güvenmek yerine kendi gözlemlerinize güvenmeniz doğru olacaktır. Zor bulunan bazı antiyeler kataloglarda düşük fiyatlı görünürken tam tersine bolca bulunan antiyelerin bazıları için katalogda yüksek fiyat verilmesini şüphe çekici bulduğumu söyleyebilirim.

Antiye koleksiyonculuğu ülkemizde hiç bir dönem fazla popüler olmadığı için bugün bazı antiyeleri bulmak oldukça zor olmasına karşın, saklanmasının kolaylığı ve zamanla bozulma olasılığı pullara göre daha az olduğu için koleksiyon yapanlara önerebilirim.

Posta tarihi koleksiyonculuğu

Geleneksel pul koleksiyonu yapanların bir kısmı koleksiyonlarını geliştirmekte bir noktadan sonra zorluk çekmeye başladıkları için yan koleksiyon alanları ile ilgilenmeye başlarlar, bu yan koleksiyon alanlarından biri olan konulu (tematik) koleksiyonculuk hakkında daha önce yazmıştım, bir diğer sevilen yan koleksiyon alanı da posta tarihi koleksiyonculuğudur.

Kısaca postadan geçmiş her türlü malzeme posta tarihinin alanı içindedir diyebiliriz. Günümüzde posta tarihi koleksiyoncularının birincil ilgi alanı posta tarifeleri ve posta taşıma yollarıdır, ancak posta tarihi bunlarla sınırlı değildir. Zevkli bir koleksiyon alanı yaşadığınız veya doğup büyüdüğünüz şehir veya yörenin damgaları ile ilgili bir koleksiyon yapmak olabilir, damga toplama markofilateli veya markofili olarakda bilinir. Burada damga denildiğinde, en geniş anlamı ile posta  malzemesinin ücretinin ödendiği anlamına gelen veya postanın taşınılması sırasında,  el veya makina ile uygulanan her türlü işaret anlaşılmalıdır. Posta tarihi koleksiyoncuları belirli dönemler ile ilgilenebilecekleri gibi gemi postası, hava postası gibi belirli posta taşıma yöntemleride koleksiyon konusu olarak seçilebilir. Zor ama zevkli bir koleksiyon alanı da birinci dünya, kurtuluş, ikinci dünya gibi savaş dönemleri ile ilgili yapılan çalışmalar olabilir.

Tarih veya sosyal ilişkiler gibi konulara ilgi duyanların posta tarihi koleksiyonlarına ilgi gösterdiklerini söylemek doğru olacaktır.

 Kızılay yardım pullu kart
Birinci Dünya Savaşı sırasında bir koleksiyoncunun hazırladığı Kızılay (Hilal-i Ahmer) yardım pullu Kızılaya yardım için basılan kartpostal

 

İlk Gün Zarfları (İGZ) koleksiyonculuğu

İlk gün zarfları veya ingilizce adı ile FDC (First Day Cover) zarfları pul koleksiyonu yapan pek çok koleksiyoncu tarafından toplanmaktadır. Pul serisinin satışa çıkarıldığı gün, genel olarak serinin bütün pulları kullanılarak bazen de tek tek pullar ile hazırlanarak damgalanan zarflara İGZ veya FDC denir. PTT eğer o pul serisi için özel bir damga yapmış ise o damga kullanılır, özel damga yoksa normal posta damgası kullanılabilir.

İlk gün zarfları başlangıçta Amerika Birleşik Devletleri koleksiyoncuları tarafından toplanılmaya başlanmıştır. Milyonlarca basılan pulların değerinin fazla artmayacağı, buna karşılık daha az sayıda yapılan zarfların daha hızlı değer kazanacağı düşüncesi ile başlayan bir koleksiyon türüdür.

Pul kataloglarında İGZ/FDC fiyatları da verilmiştir, ancak bu fiyatların zarf için verildiği, zarfı kolay bulunuyor ise kağıt üzerinde damgalanmış pulların değeri olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bulunması zor zarflar yerine kağıt üzerinde olanların değeri için ise beşte bir, onda bir fiyat söz konusu olabilir.

Gerek pul koleksiyonculuğunda gerekse ilk gün zarfı koleksiyonculuğunda herhangi bir vatandaşın postahaneden alabileceği pullar ve bu pullar ile yapılan zarflar temel alınır, bu nedenle son zamanlarda yasak olmasına karşın resmi pullar ile bir takım kişilerce hazırlanan ve nadir olduğu iddiası ile yüksek fiyatlar istenen resmi pullu ilk gün zarflarına koleksiyonlarda yer verilmesi son derece yanlıştır, benzer şekilde kişisel pullar için yapılan zarflar da ilk gün zarfı olma özelliği taşıyamazlar.

Bilinmesi gereken bir diğer nokta enflasyon dönemi denilen, 1955 yıllarında başlayan dönemde onbinlerce adet yapılan ve kolaylıkla bulunan zarfların, üç beş tanesi on lira veya buna yakın düşük fiyatlarda elde edilebilmekte olduğudur.

damga6
Pulhan kataloğunda bazı enflasyon dönemi damgalar ile hazırlanan zarfların tirajları son sütunda görülebilir

Değerli pullar nasıl anlaşılır ?

Sıkça duyduğumuz sorular değerli pulları nasıl anlarız veya pullarımın değerini nasıl öğrenebilirim sorularıdır. Tabi bu soruları soranların çoğunluğunu, ellerinde bulunan eski pulların değerini veya eski pulları nerede satabileceğini öğrenmek isteyen, kendilerine ait bir pul koleksiyonunun veya ailelerinden kendilerine geçen bir pul koleksiyonunun değerini öğrenmek isteyen ve genelliklede bu eski pulları, eski pul defterlerini veya pul koleksiyonlarını satıp büyük paralar almak beklentisi içinde olan kişilerin oluşturduğunu söyleyebiliriz.

Böyle pul dolu bir defterin ancak yüz, yüz elli liraya satılabileceğini, böyle bir satışın da ancak bununla ilgilenen bir alıcı bulabilirler ise söz konusu olduğu söylendiği zaman ise karşılarındakine inanmakta zorluk çektikleri de bir gerçek. Bir şehir efsanesi şeklinde kulaktan kulağa dolaşan, pul toplayan parası çok ama aklı az bazı kişilerin bir yerlerde yaşadığı şeklindeki inanış doğru değildir.

Günümüzde bilinçli ve sistemli olarak pul koleksiyonu yapan koleksiyoncuların büyük bir çoğunluğu bunu bir hobi olarak boş zamanlarını zevkli bir şekilde geçirmek için yapmaktadırlar, ve rahatlıkla bulunan pulları uygun fiyatlardan almak mümkün olmaktadır. Uygun fiyat derken elli sene önce basılmış serilerin üzerinde yazılı olan fiyatların altında fiyatlar ile el değiştirmesinden söz ediyorum.

değerli pul örneği osmanlı takse
Zamanında 25 kuruş yani çeyrek altın değerinde olan, sadece postacıların eksik ücret için kullandığı 44 katalog numaralı 1867 takse serisinden yüksek katalog fiyatlı pul

Çok değerli pullar efsanesinin temelinde ise, bazı gerçekten nadir ve dolayısı ile değerli pullar söz konusudur; ancak bu nadirliğin nedeni zaten zamanında da bu pulların normal bir kişi tarafından postahaneye gidip satın alınabilecek pullar olmamasıdır. Bu nedenle bu tip pullardan sizin elinizde tesadüfen bulunması olasılığı yok denilebilecek kadar azdır, ancak size değerli olduğu söylenen bir pul var ise, bunu bir pul kataloğu satın alarak kontrol edebilirsiniz, veya Konya Filatelistler Derneği sitesinde bulunan Pulhan kataloğunu kullanabilirsiniz, bu katalogdaki değerlerin bugünkü değerlere yakın olduğu söylenebilir. Yine de elinizde nadir bir pul olsa bile yüksek fiyatlar verip pul alan az sayıda koleksiyoncu olduğunu, gerçek fiyatın her zaman piyasada alıcı ile satıcının anlaşabildiği ve satışın gerçekleştiği fiyat olduğunu hatırlatayım.

Büyük bir olasılıkla elinizdeki pulların manevi değeri maddi değeri olan birkaç yüz liradan daha önemlidir, eğer pullar bir büyüğünüz tarafından toplandı ise onun bir zamanlar zevk ile topladığı pullara sizinde dokunmanızın ve eksiklerini tamamlayarak geliştirmenizin birkaç yüz liradan çok daha değerli olduğu düşüncesindeyim.

Geleneksel pul koleksiyonculuğu

Pul koleksiyonculuğunun ilk başladığı dönemlerde koleksiyonda bulunan pul sayısının önemli olduğu düşünülürmüş ve damgalı damgasız ayırımına fazla önem verilmeden pullar defterlere yerleştirilirmiş, bugün bu şekilde koleksiyon yapanların sayısı son derece azalmıştır.

Dünyada sistemli olarak pul koleksiyonculuğu yapanlar arasında seçilen bir veya birkaç ülke tarafından çıkarılan bütün pullarının toplanması şeklinde yapılan geleneksel (veya genel) pul koleksiyonu yapanların çoğunlukta olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Sistemli şekilde Türk pulları koleksiyonu yapanlar, ülkemizin bütün pullarını toplamanın zorluğu nedeni ile belirli dönemlere yaptıkları koleksiyonlarda önem vermektedirler. Tercih edilen dönemler Cumhuriyet dönemi, Ankara hükümeti dönemi veya Osmanlı dönemi olabilir, ancak Ankara hükümeti ve Osmanlı dönemleri piyasada çok fazla sahte pul bulunması nedeni ile daha az koleksiyoncu tarafından tercih edilmektedir diye düşünüyorum.

Cumhuriyet pulları toplarken birinci seçim damgalı pul koleksiyonu mu yoksa damgasız pul koleksiyonu mu yapılacağıdır. Pulların damgalı damgasız karışık toplanılması yanlıştır, ama tabi ki hem damgalı pul koleksiyonu hem de damgasız pul koleksiyonunu ayrı ayrı yapabilirsiniz.

Önerilen; pulların yıl takımları şeklinde doğduğunuz yılı göz önüne alarak edinmeyi hedeflemeniz, ayrıca pul koleksiyonunuzu en az masrafla ileriye doğru devam ettirmek için, PTT Ankara filateli servisine veya Sirkeci postahanesi filateli servisine giderek abone olmanız veya PTT tarafından internette açılan pul satışı sitesini düzenli olarak ziyaret ederek pulları anma pulları, anma blokları, sürekli pul, resmi pul ayırımı yapmadan eksiksiz almanızdır. Sonradan eksik olan pullarınızı tamamlamanız, tüccarların artık stok yapmaması nedeni ile masraflı olacağından serilerin tam ve eksiksiz alınmasının önemli olduğunu düşünüyorum.

Bilinmesi gereken bir diğer nokta şimdi yaygın olarak kullanılan şeffaf şeritli pul defterlerinden önce koleksiyoncular pullarını şarniyer denilen küçük yapıştırıcı bantlar ile defterlerinin sayfalarına yapıştırıyorlarmış, ve bu pulları yapıştırarak toplama şekli 1930 yılları sonlarına 1940 yılları başlarına kadar devam etmiş. Bu nedenle o döneme ait pullar şarniyerli şarniyersiz olarak ikiye ayrılmaktadır ve ikisi arasında önemli fiyat farkları bulunmaktadır. Eğer 1938 yılı öncesi pulların koleksiyonunuz da şarniyersiz olarak bulunmasını istiyorsanız, satın almaya başlamadan önce bunların toplam katalog değeri ile şarniyerli serilerin toplam katalog değerini karşılaştırıp, imkanlarınızı göz önüne aldıktan sonra karar vermeniz daha doğru olacaktır.